Bir ülkenin hafızası, bir ailenin hikâyesinde yeniden yazılıyor.
Hindistan’ın küçük bir köyünde başlayan bir hayat… Jadunath Kunwar’ın hikâyesi, sıradanlığın içine gizlenmiş büyük kırılmalarla şekilleniyor. Köyünden üniversiteye, oradan tarih kürsülerine uzanan bu yolculuk; aşk, evlilik, kayıplar ve kabullenmelerle örülürken, aynı zamanda bir ülkenin dönüşümüne de tanıklık ediyor.
Jadu’nun hayatı yalnızca kendi seçimlerinin değil, Hindistan’ın bağımsızlığından ölünmesine, kast sisteminin gölgesinden modern şehirlere uzanan büyük tarihsel akışın içinde biçimleniyor. Ama hikâye burada bitmiyor.
Yıllar sonra sözü devralan kızı Jugnu, babasının izinden ama onunla aynı yoldan yürümeyen bir hayat kuruyor. Gazeteci olarak dünyanın başka bir coğrafyasında, başka bir hızda yaşayan Jugnu, geçmişi yeniden kuruyor; babasının sessiz kaldığı yerleri konuşulur hâle getiriyor.
Sevgili Hayatım, iki kuşak üzerinden yalnızca bir aileyi değil, bir ülkenin hafızasını anlatıyor: Okura hatırlamanın, anlatmanın ve yaşamanın birbirine karıştığı bir hikâye sunuyor.